(1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki kötü niyet tazminatı, kıdem tazminatı ile ikramiye alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 23.11.1993 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar adına Avukat ......... ile karşı taraf adına Avukat ....... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacının hizmet akdi, İş Kanununun 13 ncü maddesi uyarınca 15.8.1991 tarihinde feshedilmiş, ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiştir.
İşyerinde uygulanan ve 14.1.1991 tarihinde imzalanmış bulunan 1.9.1990-1.9.1992 yürürlük süreli TİS'nin bildirim önelleri başlıklı 28/b maddesinde, ihbar tazminatının tamamen peşin ve nakten ödenmesi halinde, işçi mevcut çalışmalarına, yasal bildirim süresinin de ilavesi ile ek bir hak kazanabiliyorsa, bu haktan faydalanacaktır denilmektedir. Yapılan bu düzenleme, TİS özerkliğinin yasanın amacına uygun bir biçimde kullanılmasından ibaret olup, geçerlidir. Zira, bildirimli fesih ve bildirim önellerini düzenleyen İş Kanununun 13 ncü maddesi hükmü her iki tarafça da uygulanması zorunlu mutlak emredici bir hüküm niteliğinde olmayıp, işçi yararına sözleşmelerle değiştirilebilen nispi emredici bir hüküm niteliğindedir. Böyle olunca anılan TİS'nin 28/b maddesi hükmünün geçersiz olduğundan söz edilemez. Nitekim, Dairemizce incelenen bir çok uyuşmazlıkta benzer hükümler geçerli sayılmıştır.
Yerel mahkeme kararında, sözü edilen HGK. kararları da olayına özgü nitelikte olup, esasen Dairemiz yönünden bağlayıcı kararlar da değildir.
O halde, TİS'nin 28/b maddesi uyarınca gerekli inceleme yapılarak varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen ............... lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.11.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy