(1475 S. K. m. 13)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatıyla ücret farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacının hizmet akti ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle 24.12.1990 tarihinde işveren tarafından feshedilmiştir. Davacının üyesi bulunduğu işçi sendikası ile işveren arasında 3.5.1991 tarihinde imzalanan ve 1.9.1990 ile 31.8.1992 yürürlük süreli 10. Dönem TİS'nin geçici 2'nci maddesinde, sözleşmenin yürürlük (başlangıç) tarihi ile imza tarihi arasında, taraf sendika üyesi olup da iş akitleri 1475 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi uyarınca işveren tarafından feshedilen işçilere sözleşmenin yürürlük tarihi ile işçinin işten ayrıldığı süre için gerçekleşecek bütün hak ve alacaklarının ödenmesi kararlaştırılmıştır. Bu hükme göre davacının gerçekleşecek ihbar tazminatı farkının hüküm altına alınması gerekir. Ödendiği savunulan primin de, dava konusu ihbar tazminatı fark alacağı ile ilgisi kanıtlanamamıştır. Aksine düşünce ile, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 26.04.1993 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy