(1475 S. K. m. 13, 14) (1086 S. K. m. 74)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, Bölge Çalışma Müdürlüğü'ne verdiği şikayet dilekçesinde 1.06.1970 tarihinden itibaren çalışmaya başladığını bildirmiş ve iş müfettişi tarafından yapılan inceleme sonucu toplam çalışma süresinin 2171 gün olduğu saptanmıştır. Davacı da dava dilekçesinde çalışma süresinin 2171 gün olduğunu bildirmiştir. Davacının dilekçesindeki bu açıklamalar ve iş müfettişi tarafından saptanan çalışma süresinin kabulü gerekirken, düzenlenen tanıkların soyut ifadesine değer verilerek çalışma süresinin daha fazla kabulü doğru değildir.
Öte yandan davacı açtığı ek dava dilekçesinde açıkça 8.00 - 17.00 saatleri arasında çalıştığını ikrar ettiği halde, bunu aşan ve birbiriyle tutarsız tanık sözleri esas alınarak fazla mesai ücreti hesaplanması ve hüküm altına alınması keza isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, 25.10.1994 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy