(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının, 1.2.1986 tarihinde davada taraf olmayan Birleşik Olman ilaç Fabrikaları TAŞ. ileride bu şirketin işçisi olarak çalışmaya başladığı, anılan şirket tarafından pazarlanan Knoll ürünlerinin tanıtımını yaptığı 1989 yılında davalı Knoll Alman İlaç ve Ecza Tic. Ltd. Şti.'nin Türkiye'de kurulup ürünlerini bizzat pazarlamaya başlaması üzerine 3.7.1989 tarihli fesih bildirim ile 31.12.1984 tarihi itibarıyle hizmet aktinin Birleşik Alman İlaç Fabrikaları TAŞ. tarafından fesih edildiği ve kendisine kıdem tazminatı ödendiği ve ibraname verdiği, bu işlemleri takiben davalı Knoll Alman İlaç ve Ecza Ltd. Şti. ile yeni hizmet sözleşmesi kurduğu bir süre bu şirkete ait işyerinde çalıştıktan sonra hizmet aktinin davalı şirket tarafından sona erdirildiği ve çalışma süresine göre kıdem tazminatı ödendiği ve ibraname verdiği anlaşılmıştır.
Davacı, davalı işveren tarafından her iki şirkette geçen tüm hizmet süresine göre kıdem tazminatı ödenmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkeme bu isteği kabul etmiştir.
Davacının çalıştığı işyerleri işverenleri ayrı hükmi şahsiyete sahip şirketlerdir. Bu iki şirkete ait işyerlerinin SSK'den farklı işyeri sicil numarası aldıkları ve işyeri adreslerinde farklı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı, ileride daha az kıdem tazminatı ödemek için daha önce kendisine kıdem tazminatı ödendiğini de iddia etmediği gibi, davacının çalıştığı işyerleri işverenlerinin farklı bulunması ve her işverenin kendi işyeri de çalışma dönemi sonunda iş aktini feshedip kıdem tazminatı ödemiş bulunması gerçeği gözönünde bulundurulduğunda dairemizin "işverenlerin ileride fazla kıdem tazminatı ödememek için hizmet aktini feshi edip kıdem tazminatını ödediği işçiyi çalıştırmayı sürdürmesi halinde, bu sırada yapılan ödemenin avans olarak kabul edilip son hizmet süresi sonundaki ücrete ve tüm hizmet süresine göre hesaplanacak kıdem tazminatından işlemiş faizi ile birlikte tenkis edilmesi gerektiği" yolundaki içtihadın olayımızda uygulanması olanağı yoktur.
Hal böyle olunca davacının işverenleri farklı iki aydır işyerindeki ayrı işyerinde çalıştığının kabulü ile davalı işyerindeki çalışmasıyla ilgili olarak davanın reddine karar vermek gerekirken aksine düşünceyle hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.1994 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle "Birleşik Alman İlaç Fabrikaları Türk Anonim Şirketi" başlıklı davacıya ait fotoğraflı çalışması karnesine göre, davacının 20.1.1986 tarihinde Birleşik Alman İlaç Fabrikaları Türk Anonim Şirketinde tıbbi mümessil sıfatiyle Knoll Grubu elemanı olarak çalışmaya başladığı ve 1.1.1990 tarihinde de davalı Knoll Alman İlaç ve Ecza Ticaret Ltd. Şti. çalışmasını sürdürdüğü, böylece ilk girişten son fesih tarihine kadar adı geçe çalışmasını sürdürdüğü, böylece ilk girişten son fesih tarihine kadar adı geçen davalının işçisi olduğu, aynı çalışma karnesinde işe başladığı tarihlerde değişiklikler yapılarak kağıt üzerinde girdi çıktı gösterildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, çalışmasında hiçbir kesinti olmamasına rağmen, arada kıdem tazminatının Birleşik Alman İlaç Fabrikaları Türk Anonim Şirketince ödenmiş olması, yeni bir hizmet akdinin kurulduğunu göstermez. Mahkemenin davalı Şirketi tüm süreden sorumlu tutularak önceki ödenen kıdem tazminatının gerçekleşen miktardan mahsup etmek suretiyle hüküm kurmuş olması yerinde bulunduğundan, sayın çoğunluğun bozma kararına katılamıyoruz.
Full & Egal Universal Law Academy