(818 S. K. m. 41)
Dava: Davacı, iş kazasından doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacıların miras bırakanı davalı işverene ait aracı kullanmakta iken, üçüncü kişiye ait başka bir araçla çarpışması sonucu hayatını kaybetmiştir. Olayda miras bırakan 7/8, üçüncü kişi 1/8 oranında kusurlu bulunmuşlardır. Davalı işverenin ise her hangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Kusursuz sorumluluk hallerinde dahi üçüncü kişinin ve mağdurun ağır kusurları illiyet bağını keser. Dairemizin Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen yerleşmiş kararlarına göre, işverenin eylemi ile olay arasındaki uygun illiyet bağı üçüncü kişinin ve davacıların miras bırakanın ortak kusurlu davranışları ile kesilmiştir. Böyle olunca davalı işverenin sorumluluğundan sözedilemez. Bu nedenle davanın reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 08.12.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy