(818 S. K. m. 49) (1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve manevi tazminat ile iş göremezlik ödeneğinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının hizmet akdi işveren tarafından tazminatsız olarak fesh edilmiş ve mahkemece ihbar ve kıdem tazminatına hükmedilmiştir. Kural olarak, bu durumda salt akdin haksız feshi sebebiyle davacı manevi tazminat isteyemez. Somut olayda, BK'nun 49. maddesinde öngörülen ve manevi tazminatı gerektiren koşullar, özellikle kişilik haklarına bir tecavüz söz konusu değildir. Bu nedenle manevi tazminat isteğinin reddi gerekir.
3- Hüküm altına alınan ihbar tazminatı için dava tarihinden itibaren % 30 yasal faize hükmetmek gerekirken, fesih tarihinden itibaren mevduata uygulanan faize hükmedilmesi doğru değildir. Zira, en yüksek banka mevduat faizi İş Kanunu'nun 14/II. maddesinde sadece kıdem tazminatı için öngörülmüştür.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeple BOZULMASINA, 09.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy