(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı farkının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14/2. maddesi uyarınca işçinin kıdemi hizmet akdinin devam etmiş veya fasılalarla yeniden aktedilmiş olmasına bakılmaksızın aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde çalıştığı süreler gözönünde alınarak hesaplanır.
Somut olayda, davacının iş akdi işyeri ile ilgili olmayan bir suçtan dolayı, tutuklanması üzerine 1977 yılında feshedilmiştir. Dairemizin yerleşmiş içtihatlarına göre bu fesih İş Kanunu'nun 17/III. maddesindeki işçinin şahsına bağlı zorunlu nedene dayalı ve kıdem tazminatına hak kazandıran bir fesihtir. Davacı 1978 yılında tekrar aynı işyerinde çalışmaya başlamış ve 1994 yılında da emekli olmak suretiyle işten ayrılmıştır. Bu durumda, davacının İş Kanunu'nun 14/2. maddesi uyarınca yeniden aktedilen bir akde dayanarak çalışmış olması hizmet sürelerinin birleşmesini engellemez. Söz konusu hizmet birleştirilmelerinde önceki dönem çalışması yönünden zamanaşımı işlemez. Böyle olunca, gerçekleşecek kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken, yerleşmiş içtihatların aksine yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.2.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy