(1086 S. K. m. 435) (4857 S. K. m. 15)
Dava: Davacı, izin ücretinin, karşı davacı ise, ihbar tazminatıyla fazla ödenen ücretin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme her iki davayı kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK'nun 435 maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillere kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacı, davalıya ait işyerinde çalışırken 09.09.1993 tarihli dilekçe ile, 15 gün izin istediğini ve izin süresinin bitiminde geçerli olmak üzere istifa ettiğini bildirmiş ve henüz izin verilmeden dilekçeyi verdiği tarihte işten ayrılmıştır, iş Kanunu ile ilgili mevzuat hükümlerine göre, işçi iznini kendi dilediği zamanda kullanamaz, işverenin izinin kullanılacağı süreyi ve zamanı belirleme yetkisi vardır. Buna rağmen işçinin izin dilekçesini verip işverenin bunu kabul etmesini beklemeden işten ayrılması, iş akdini o tarihte feshettiğini gösterir. Bu durumda işverenin karşılık dava açarak davacı işçiden istediği ihbar tazminatının kabulüne karar vermek gerekir. Karşılık davalı olarak gösterilen
. Bank'ın ihbar tazminatından sorumlu tutulabilmesi için, İş Kanunu'nun 15. maddesi çerçevesinde gerekli ve yeterli araştırma ve inceleme yapılmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten bozulmasına, 27.02.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy