(2946 S. K. m. 3)
Davacı, lojmanda oturmaya devam hakkının bulunduğunun tespitine ve bu konudaki sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, istek gibi karar vermiştir.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı; davalıya ait işyerinde başşöför olarak görev yapmakta iken, 1985 yılında kendisine hizmet tahsisli olarak lojman tahsis edildiğini, davalının beş yıllık oturma süresinin dolduğundan söz ederek iki ay içinde lojmanı boşaltmasını istediğini, bu isteğin mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek, sataşmanın önlenmesini ve lojmanda oturmaya devam hakkının bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davacıya tahsis edilen lojmanın hizmet tahsisli olduğu, aynı durumda bulunan bir kısım işçiler yönünden farklı işlemler yapıldığı gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2946 sayılı Kamu Konutları Kanunu'nun 3. maddesinde; tahsis esasına göre konutlar dört gruba ayrılmış olup, bu maddenin (d) bendinde de hizmet tahsisli konutlarının tanımı yapılmış ve 4. maddesinde de bu tür konutlarda hizmetin devamı süresince oturulabileceği hükmü getirilmiştir. Söz konusu kanunun uygulanmasına ilişkin Yönetmeliğin 5. maddesinde, hizmet tahsisli konutlarda oturma koşulları gösterilmiştir. Buna göre; hudut karakolu, istasyon haberleşme, gözlem, araştırma, inşaat mahalli gibi meskun yerlerden uzak, sosyal ve ekonomik zorlukları olan, ulaşım ve iskanın imkanları kısıtlı yerlerde, normal çalışma saatleri ile sınırlandırılması kabil olmadan görev başında bulundurulması gerekli olan personel ve koruma görevlisi, makam şoförü, kapıcı ve kaloriferci gibi personele hizmet tahsisli konutlar tahsis edilebilir. Davacı ise, anılan maddelerin kapsamına giren personel olmayıp baş şoför unvanı ile çalışan bir işçi durumundadır. Böyle olunca hizmet tahsisli konuttan yararlanması anılan Yasa ve Yönetmelik hükümlerine göre mümkün değildir.
O halde, davanın reddine karar vermek gerekirken aksine bazı düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.09.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy