(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı emekli olmak suretiyle işyerinden ayrıldığını davalı tarafından kıdem tazminatı hesaplanırken daha önce memuriyette geçen hizmetinin dikkate alınmadığını bildirerek fark kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkeme iş akdinin tazminatları ödemek suretiyle işveren tarafından feshedildiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Dosya içinde bulunan işverenin fesih bildiriminde tazminatları peşin olarak ödenerek davacının işine son verildiği belirtilmektedir, ihbar tazminatının davacıya hangi tarihte ödendiği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Şayet ihbar tazminatı emeklilik talep tarihinden sonra ödenmişse davacının fiilen çalışmadığı itibari hizmet süresi hariç memur olarak fiilen çalıştığı 10 yıl bir ay 23 günlük hizmet süresine ve 1475 sayılı yasanın 14/7 maddesi hükümlerine göre fark kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekir. Ödeme fesih bildiriminin bulunulduğu günde yani emeklilik başvurusundan önce peşin olarak ödenmişse şimdiki gibi davanın reddine karar vermek gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy