(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatı, izin ücreti ile fazla mesai alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Davacının tüm temyiz itirazlarıyla, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2 - Mahkemece tanık olarak dinlenen..............'nın 13.3.1993 tarihli işyeri Bölge Müdürlüğüne hitaben yazmış olduğu şikayet dilekçesinde, davacının kendisine sözle ve elle sarkıntılık ettiğini bildirmiş, bunun üzerine de davalı tarafından hizmet sözleşmesi süresi içinde fesh edilmiştir. İş müfettişi tarafından konuyla ilgili olarak yapılan soruşturma sonucunda tanık anlatımları da vurgulanmak suretiyle davacının davranışının iş aktinin feshini gerektiren hali oluşturduğu kanaatine varılmıştır. Duruşma sırasında tanık olarak dinlenen müşteki ........... şikayet dilekçesi içeriğinin doğru olduğunu açık ve kesin bir şekilde belirtmiş ve konuya müstenit bilgisi bulanan davalı tanığı..............'de olayı doğrular biçimde anlatımda bulunmuştur. Bu deliller karşısında, davalı işverenin hizmet sözleşmesini haklı olarak feshettiği sonucuna varılarak, ihbar ve kıdem tazminatının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsiz olup bozmaya gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy