(854 S. K. m. 26, 28, 41, 43)
Dava: Davacı, fazla çalışma parası ile bayram ve hafta tatili gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete ait deniz otobüslerinde gemici olarak çalıştığını, haftada 48 saatten ayda 192 saat çalışması gerekirken, günaşırı 24 saat çalıştırılmış olup, bu çalışmanın aylık 360 saat olduğunu, fazla mesai alacağının ödenmediğini; günaşırı 24 saat ve her ay 15'er gün çalıştığı halde, hafta tatili ücretinin de verilmediğini; işe başladığı tarihten dava tarihine kadar ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürerek, davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacıya tüm haklarının ödendiğini, maaş bordrolarını ihtirazı kayıtsız imzaladığını, yaptığı fazla mesai karşılığının verildiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda; davacının, vardiya usulüyle günaşırı 24 saat çalıştığı göz önüne alınarak, ayda 360 saatlik fiili çalışmasından, yasal çalışma süresi haftalık 48 aylık, 240 saat düşülerek bulunan fazla çalışma süresi için % 25 zamlı ücret hesaplanmış ve evvelce ödenmiş bulunan fazla mesai ücretleri düşülmüştür. Davacının, günaşırı 24 saat vardiya usulü çalıştığı ve bu esnada milli ve dini bayramlar esnasında çalışmaları olduğu dikkate alınarak bir yevmiye daha verilmesi gerektiği görüşüyle genel tatil ücreti ve periyodik çalışması göz önüne alınarak, 15 günde bir hafta sonu çalışması olacağı esasından hareketle hafta tatili ücreti hesaplanmıştır.
Davacı, davalıya ait deniz otobüslerinde Deniz İş Kanunu'na tabi olarak çalışan gemi adamıdır. Bu nedenle, uyuşmazlık Deniz İş Kanunu hükümleri çerçevesinde incelenip, değerlendirilmelidir. Gerçekten, Deniz İş Kanunu gemi adamının normal iş süresini ve fazla çalışmayı açık bir şekilde düzenlemiştir. Bu Kanunun 26. maddesine göre, Genel bakımdan iş süresi günde sekiz ve haftada kırk sekiz saattir. Bu süre haftanın iş günlerine eşit olarak bölünmek suretiyle uygulanır. İş süresi, gemi adamının işbaşında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir. Görülüyor ki, gemi adamının gerek normal, gerekse fazla çalışmasında dikkate alınacak süre onun gemide kaldığı süre değil, gemide iş başında çalıştığı veya vardiya tuttuğu süredir. Aynı Kanunun 28. maddesi uyarınca, fazla çalışma, kanunda belirtilen iş sürelerinin aşılması suretiyle yapılan çalışmadır. Bu durum karşısında, fazla çalışmadan söz edebilmek için, günlük normal iş süresi çalışılarak veya vardiya tutularak tamamlandıktan sonra, ayrıca çalışılmış veya vardiya tutulmuş olması gerekir.
Taraflar fazla çalışma konusunda işyerinde tutulan kayıtlara dayanmışlardır. Deniz İş Kanunu'nun 26. maddesinde, işveren veya işveren vekili, gemi adamının vardiyalarını, yemek ve dinlenme zamanlarını bir çizelge ile belirlemek ve bu çizelgeyi gemi adamlarının görebilecekleri bir yere asmak zorundadır. hükmü yer almakta, 28. maddesinde de, fazla saatlerle çalışmaları belgelemek üzere işveren veya işveren vekili noterden tasdikle ayrı bir defter tutmak zorundadır. Bu defterde gemi adamına uygulanan zam nispetleriyle fazla çalışmanın yapıldığı gün ve o güne düşen miktarı ve hakettiği fazla çalışma ücreti gösterilir denilmektedir. Görülüyor ki, gemide çalışılmadan veya vardiya tutulmadan geçen sürelerin dışında ve günlük normal çalışma süresinin üstünde çalışılarak veya vardiya tutularak geçen süre fazla çalışma olarak değerlendirilmekte ve deftere işlenmesi aranmaktadır.
Gerek mahkemenin kararında, gerekse bilirkişi raporunda, bu hususlar üzerinde hiç durulmamış, uygulanan çalışma sistemi yeterli açıklığa kavuşturulmamış ücret ödeme şekli ve işyeri kayıtları, gemi jurnalleri ile bordrolar üzerinde ki inceleme sonucu yapılan tespitler açıklanıp, değerlendirilmemiştir.
Öte yandan, bir kimsenin, yemeden, uyumadan, dinlenmeden ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılamadan 24 saat sürekli olarak çalışmasının imkansız olduğu insan yaradılış ve tabiatıyla bağdaşmayacağı gerçeği de hiç dikkate alınmamıştır.
Ayrıca, davacıya bazı aylarda fazla çalışma ücreti ödendiği ve ihtirazı kayıt koymadan aldığı anlaşılmaktadır. Davacı, bu aylarda daha fazla çalıştığını usulen kanıtlayacak bir delil göstermediği halde, söz konusu aylar için de tekrar fazla çalışma ücreti hesaplanması ve evvelce yapılan ödemelerin düşülmesi de hatalıdır.
2- Hafta tatili ücreti ile genel tatil ücreti ve bunlara hak kazanma koşulları, Deniz İş Kanunu'nun 41, 42 ve 43. maddelerinde hükme bağlanmıştır. Mahkemece, davacının çalışma şekli ve niteliği dikkate alınarak, bu hükümler çerçevesinde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı gibi, bilirkişi raporu da hatalıdır. Gerçekten, günaşırı çalıştığı bildirilen davacının nasıl olup da hafta tatili ücretine hak kazandığını anlamak mümkün değildir.
3- Bunlardan başka, davacının uyuşmazlık konusu dönemde raporlu ve izinli olduğu günler bulunup bulunmadığı yönü üzerinde de durulmamış ve hesaplarda dikkate alınmamıştır.
Her yıl, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı kabul edilmiş ise de, bunun dayanağı açıklanmamıştır.
O halde, yapılacak iş; bu konuda uzman ve tarafsız bir bilirkişi aracılığı ile yukarıda belirtilen esaslar doğrultusunda yeniden inceleme yaptırılarak, davacının çalışma şekli, niteliği, süresi ve uygulanan ücret sistemi gibi, uyuşmazlığın çözümü için gerekli hususlar yeterince açıklığa kavuşturulmak, dosyadaki eksik belgeleri tamamlamak ve alınacak raporu karar yerinde tartışıp değerlendirmek suretiyle varılacak sonuç uyarınca bir karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 01.06.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy