(1475 S. K. m. 13) (818 S. K. m. 161)
Taraflar arasındaki, kötüniyet tazminatı ile sözleşmeden doğan alacağın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir:
2- Dosyadaki belge ve bilgilere göre, davacının hizmet aktinin ekonomik kriz nedeniyle İş Kanununun 13. maddesine göre feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacı, feshin kötüniyetle gerçekleştirildiğini kanıtlayamamıştır. Her ne kadar fesihten sonra iki işçinin işe alındığı anlaşılmakta ise de, salt bu durum feshin kötüniyetli olduğunu göstermez. Kaldı ki davacı ile birlikte işten çıkarılan işçilerin gördükleri işleri yaptırmak üzere bu iki işçinin alındığını kabul etmek de mümkün değildir. Bu durumda, kötüniyet tazminatı isteğinin reddine karar vermek gerekir.
3- Toplu İş Sözleşmesinin 19. maddesinde öngörülen tazminat, cezai şart niteliğindedir. Borçlar Kanununun 161. maddesinin son fıkrasının uygulanmasının düşünülmemiş olması da keza bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç : Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle (BOZULMASINA), davalı yararına takdir edilen 600.000.- lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy