(1475 S. K. m. 17/II-d, 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatıyla, kıdem ödülü alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı bankanın şube şef yardımcısı görevini yapmakta olan davacının, işyerinin kapalı olduğu bir cumartesi günü F. isimli bir banka müşterisinin hesabından virman yoluyla, kendi hesabına 1.400.000 TL'sini geçirdiği ve üç gün bu parayı kullanarak işverenin güvenini kötüye kullandığı anlaşılmaktadır. Gerçekten davalı bankanın teftiş kurulunun konuyla ilgili açtığı soruşturma sırasında davacının, soruşturmayı yürüten müfettişe verdiği ayrı ayrı zamanlardaki ifadelerinde, arkadaşından aldığı bir borcu kapatmak için böyle bir davranışta bulunduğunu, hata ettiğini itiraf etmiştir. Her ne kadar F. mahkemede verdiği ifadede kendisinin talimatı üzerine davacının böyle bir davranışta bulunduğunu bildirmişse de, olayların akışından, dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının müfettişe verdiği ifadelerden, bu tanığın ifadesine itibar etme olanağı yoktur. Böyle bir talimatın aslında davacıya değil, bankaya verilmesi icap ederdi. Bu maddi ve hukuki olgular karşısında davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), davalı yararına takdir edilen 6.000.000.- TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.10.1995 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy