(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31.10.1995 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Tarafların dinletmiş oldukları birbirini doğrulayan tanık anlatımlarına göre, davacının olay günü yapılan bir işten dolayı, şefi ile tartıştıkları bunun sonucunda şefin eşinin gelerek davacıyı dövdüğü, genel müdür yardımcısının olaya müdahale ederek, tarafları yatıştırmaya çalıştığı ve her iki tarafa da bir süre dinlenmelerini tavsiye ettiği, davacının bir hafta sonra işyerine çağrıldığı işe başlanmasının istendiği ve şefinin de iş akdinin sona erdirileceğinin söylendiği, davacının bunu kabul etmeyip, çalışmak istemediğini bildirdiği ve işyerinden ayrıldığı, kısa bir müddet sonra tekrar telgrafla çağrıldığı fakat işbaşı yapmadığı böylece davacının iş aktini kendisinin feshettiği anlaşılmaktadır. İşyerinde tutulan tutanaklar ve telgraf bu hususu doğrulamaktadır. Davacı iş aktinin, davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ispat edememiştir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 31.10.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemenin kabulü dosya münderecatına ve hayatın normal akışına uygundur. Zira işyerinde başka bir işçinin ve eşinin tecavüzüne uğrayan davacının işveren vekili tarafından haksız olarak 12 gün süre ile işyerinden uzaklaştırılması haksız bir fesih mahiyetindedir. İşverenin bir süre sonra davacıyı yeniden işe davet etmesi de sonuca etkili olmayıp, işverenin bu eylemi davacıyı yeniden hizmet akti kurmak için yaptığı bir icap niteliğindedir. Davacının bu icabı kabul etmemesi daha önce hizmet akti işverence sona erdirilen davacının önceki hizmet aktinden doğan ihbar ve kıdem tazminatı haklarını bertaraf etmez. Bu nedenlerle mahkeme kararının onanması görüşünde olduğumuzdan çoğunluğun bozma kararına katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy