(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ve izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1 - Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2 - Davacının temyizine gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacı 8.10.1993 tarihinde SSK. Genel Müdürlüğüne yaşlılık aylığı almak amacıyla başvurduğunu, bunu takibinde 14.10.1993 tarihinde işverene emekli olmak suretiyle işten ayrıldığını bildirmiştir. Bu durumda davacının kıdem tazminatını kazanacak şekilde işyerinden ayrıldığı ortadadır. Bu işlemler gerçekleştikten sonra da vah işveren davacının zimmetine para geçirmek suretiyle iyiniyet kurallarına aykırı davranışlarda bulunduğundan söz ederek davacının iş akdini feshettiğini bildirmişse de, daha önce davacı emekli olduğu için bu son fesih hukuki bir sonuç doğurmaz. Ayrıca belirtmek gerekir ki davalı işveren bu olaylardan önce 29.9.1993 tarihinde zimmetindeki şirkete ait paraların iadesini davacıdan istemiş ve bu isteğe ilişkin noter yazısını davacı 5.10.1993 tarihinde tebellüğ etmiştir. Olayların bu akışına göre davalı işverenin ahlak ve iyiniyet kurallarına aykırı davranışta bulunulduğunu öğrendikten sonra 6 işgünlük hak düşürücü süreyi geçirdikten sonra davacının sözleşmesini feshi yoluna gitmiş bulunmaktadır. Bu maddi ve hukuki olgular karşısında kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerekirken hatalı değerlendirme ile red dine karar vermiş olması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.12.1995 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy