(1475 S. K. m. 13, 14, 18, 49)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, pirim ve yıllık ücretli izin parasıyla ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; davalı işverenin kiraladığı ve davacının emrine tahsis ettiği aracın bir başkasına kullandırılması ve o şahsın araçla kaza yapması nedeni ile, iş akdinin fesh edildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacı aracın bilgisi dışında çalındığını ve kazaya karıştığını savunmuş ise de bu savunmasını yeterli ve inandırıcı delillerle kanıtlayamamıştır. İşveren olay tarihinden 12 gün sonra iş akdini fesh etmiş ise de aracın davacının bilgisi ile kullanıldığını ve gerçekte çalınmadığını öğrendiği tarihten itibaren 6 işgünü sürede geçmemiştir.
Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatına ilişkin isteklerin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 05.06.1995 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Olayın işverence öğrenilmesinden itibaren 6 iş günü geçtikten sonra iş akdinin fesh edildiği iddia edilmiş ve bu durum kanıtlanmış olduğuna göre yasaya uygun olan mahkeme kararının onanması gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluk kararına katılmıyorum. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy