(1475 S. K. m. 13, 14, 35)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile fazla çalışma parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü :
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosya içeriğine göre davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığı yeni mevsimde ekonomik nedenlerden dolayı işbaşı yaptırılmadığı, davacının davalının bu tutumunun iş akdinin feshi olarak nitelendirilmek suretiyle ihbar ve kıdem tazminatı isteğinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, iş akdinin işverence haksız feshedildiği sonucuna varılarak kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alımış ise de, ekonomik kriz yüzünden askı işleminin devam ettirildiğii ancak, davacının açmış olduğu bu dava ile iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Bu durumda kıdem tazminatının hüküm altına alınması doğrudur. Ancak iş akdinin haklı nedenle de olsa ihbar tazminatına davacı işçi hak kazanamaz. Buna rağmen ihbar tazminatına karar verilmesi hatalıdır.
3- Kıdem tazminatı için mevduata uygulanan en yüksek faize karar vermekle yetinilmelidir. Oranının gösterilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan kıdem tazminatı faizinin iş akdinin sona erdirildiği dava tarihinden yürütülmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile askı süresinin uzatıldığı tarihten yürütülmeside isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy