(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ikramiye ve ücret farkı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret zamlarının ödenmediğini ileri sürerek fark alacak isteğinde bulunmuş ve mahkemece de istek doğrultusunda hüküm kurulmuş ise de davalı; anılan sözleşmenin uygulanması sırasında karşılaşılan ekonomik kriz nedeniyle ücret zamlarının zamanında ödenmediğini, ancak Hükümetçe alınan ekonomik tedbirler paketi gereği bunların bir plan dahilinde birkaç aylık gecikme ile ödeneceğini savunmuştur. Gerçekten, toplu iş sözleşmesinin bağıtlanmasından sonra, Ülkenin ciddi bir ekonomik krizle karşılaşması nedeniyle, 5 Nisan 1994 tarihinde Hükümetçe ekonomik istikrar tedbirlerine başvurulmuş ve bu cümleden olarak da, kamuya ait işyerlerinde uygulanmakta olan toplu sözleşmelerinde öngörülen ücret zamları ödemelerinin kısa sürelerle ertelenmesi uygun bulunmuştur. Ülkenin içinde bulunduğu koşullar dikkate alınarak davalı idarenin ücret zamlarını vadeye yayarak ödeme isteğinin iyi niyet kuralları içinde değerlendirilerek sözleşmenin değişen koşullara uyarlama önerisi biçiminde nitelendirilip, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü hatalıdır. Konu Yargıtay Hukuk Genel Kurulundan da geçmiş ve 3.05.1995 tarih ve 376-478 sayılı kararla Dairemiz görüşü benimsenmiştir. O halde karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, 10.04.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy