(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava ve Karar: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Davacının 26 ve 27.8.1994 tarihlerinde 2 gün üst üste işe devam etmemesi sebebiyle hizmet akti 31.8.1994 gün 1475 sayılı Yasanın 17/11/F maddesi gereğince işverence sona erdirildiği, devamsızlık tarihlerinde davacının işyeri dışında işlediği bir suç nedeniyle 26.7.1994 tarihinden beri cezaevinde tutuklu bulunduğu, tutuklandığı suç nedeniyle verilen ağır hapis cezasının 7.12.1994 günü Yargıtay'ca onanarak kesinleştiği hususlarında taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Burada tartışılması gereken işyeri dışında işlenen bir suçtan tutukluluğun işe devamsızlık için haklı bir neden sayılıp sayılmayacağı böyle bir devamsızlığın işverene 1475 sayılı Yasanın 17/11/F maddesi gereğince hizmet aktini haklı fesih etme yetkisi verip vermeyeceğidir. Öncelikle belirtmek gerekir ki devamsızlığın iradi olması, başka bir anlatımla davacının isteyerek iş yerine devam etmemesi gerekir. Tutuklanan davacı iradi olarak değil, cezaevinde bulunduğu için iradesi dışı işe devam edememiştir. Tutuklanmasına neden olan suç kendi suçu olsa da, davacının suç işleme kastı devamsızlığı iradi kılmaz. Davacının suç işleme kastı ceza hukuku yönünden cezalandırılmaktadır. Tutuklanmaya neden olan suçun işyeri ve işverenle hiç bir ilişkisi mevcut olmadığından bu suç nedeniyle tutuklanmadan işverenin işyerinde çalışan işçinin kıdem tazminatını ödemekten kurtularak yararlanmasını, işçinin ise kıdem tazminatından mahrum kalarak hapis cezası dışında ikinci kez cezalandırılmasına iş hukukunun işçiyi koruyan ilkeleri ile bağdaştırmak mümkün olmadığı gibi işçiyi sosyal güvenliğinden de yoksun bırakılması benimsenemez. Tutuklamaya neden olan fiilin ağırlığının toplumu, tarafları ve hatta yargılamaya katılanları rahatsız etmediği kabul edilemez. Ancak dava konusunun temel hukuk kuralları ile çözümlenmesi zorunluluğu vardır.
Bunun sonucu, davacının devamsızlığının haklı bir nedene dayandığı kabul edilmelidir. Olayımızda 1475 sayılı Yasanın 17/111 bendine uygun işyerinde işçiyi bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin varlığı, işverenin akti feshinin bu madde bendine uygun düştüğü benimsenerek davacının bilirkişide hesaplanan kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmalıdır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış uygulaması da bu doğrultudadır. Mahkemece aksi düşünce ile kıdem tazminatı isteğinin reddi doğru bulunmadığından karar bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy