(1475 S. K. m. 7, 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatı ile kıdemli işçiliği teşvik primi alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 5.3.1996 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına avukat ...... ile karşı taraf adına avukat .... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş akdinin işveren tarafından haksız fesh edildiğini bildirerek ihbar ve kıdem tazminatları isteğinde bulunmuş ve mahkemece yapılan yargılama sonucunda isteklerin reddine karar verilmiş ise de TİS'nin 42. maddesi hizmet akdinin sona erdirilmesi konusunda işçi yararına bir düzenleme öngörülmüştür. Anılan maddede işçi işveren ilişkileri kurulunun kararı olmadıkça işveren ............ üyelerinin hizmet akitlerini İş Kanunu 7/II maddesi hükümlerine göre fesh edemez. Çalışma güvenliği yönünden getirilen bu hükmün davalı işverence dikkate alınıp, fesih işleminin öngörülen kuruldan geçirilmesi gerekirdi. Öğreti ve Yargıtay HGK'ca da benimsenen dairemizin istikrar kazanmış uygulamasına göre fesih işleminin disiplin kurulundan geçirilmemiş olması başlı başına fesih işlemine haksız nitelik kazandırır. Böyle olunca isteklerin kabulüne karar vermek gerekirken reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 3.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 05.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy