(1475 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 83, 105)
Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı ve ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine; dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı öğretmen, davalı vakfa ait öğretim kurumunda aylık 670 İngiliz Sterlini ücretle çalışmakta iken, iş aktinin haksız feshi üzerine ücret ve kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş, mahkemece dava dilekçesindeki İngiliz Sterlini karşılığı olarak gösterilen Türk Lirası dikkate alınarak her iki istek hüküm altına alınmıştır. Dairemizin denetiminden geçmek suretiyle kesinleşen ilam, icraya konmak suretiyle davalıdan faizleri ile birlikte tahsili sağlanmış ve karşılığında ibranamede alınmıştır.
Davacı; açmış olduğu bu dava ile ilk dava tarihi ile ödeme tarihi arasında döviz kurunun yükselmesi nedeniyle BK. nun 105. maddesi uyarınca, kur farkından doğan munzam zararın hüküm altına alınmasını istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda istek doğrultusunda karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı kıdem ve ücret alacakları için, açtığı ilk kısmi davada alacaklarının miktarını bildirdiği döviz üzerinden, mümkün olmadığı takdirde yine miktarını bildirdiği TL. üzerinden, ek davasında da TL. üzerinden talepte bulunmuş, bu talep doğrultusunda mahkemece, Türk Lirasına göre karar verilmiş ve ayrıca hüküm altına alınan miktarlar için faiz yürütülmüştür. Açılan davaların bu cereyan şekline göre, istekler hüküm altına alınan miktarlarla tamamen karşılanmış bulunmaktadır. Alacakların geç ödenmesi nedeniyle de, faiz yürütülmüş olmakla, gecikmeden doğan zararda karşılanmıştır. Bu gelişmelerde göstermektedir ki, yargılamanın devamı süresince davalının elinde olmayan nedenlerden dolayı, döviz kurlarının yükselmesi sonucunda davalının ortaya çıkan kur farkından sorumlu tutulması olanağı yoktur. Ayrıca belirtmek gerekir ki, davalı tarafından kurun tamamı ödenirken davacı, ibraname ile davalıyı ibra etmiştir. Bu olgular karşısında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 6.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy