(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai ve yıllık izin ücreti ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazları ile davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları uygun görülmemiştir.
2- Davalı savunmasında ihbar ve kıdem tazminatına davacı işçinin hak kazandığı miktarları açıklamıştır. Mahkemece bu miktarların altında her iki isteğin hüküm altına alınması hatalıdır. Öte yandan şahitler davacının her ay 15 gün değil tüm süre çalıştığını açık ve seçik biçimde anlatmışlardır. Bu durumda mahkemece dikkate alınan dönemde her ay tam süre çalışıldığı kabul edilerek gerçekleşen ihbar ve kıdem tazminatlarının tahsiline karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 23.05.1996 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Davacı, davalıya ait işyerinde, 4.6.1990-15.10.1991 tarihleri arasında, çalışmış olduğunu, yargılama sırasında dinlenen tanıklar ile kanıtlamıştır. 15.10.1991 tarihinde işe giriş bildirgesinin işverence verilmiş olması davacının mutlaka bu tarihte işe başlamış olduğunun kabul edilmesi imkansızdır. Açıklanan bu nedenle davacının bu yöne ilişkin temyiz işleminin kabulü gerektiği görüşündeyim. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy