(2822 S. K. m. 6, 10)
Dava: Taraflar arasındaki, sözleşme gereği tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İşyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinin, "Toplu İşten Çıkarma ve İş Güvencesi" başlıklı 111. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; "işletmenin veya işyerinin ekonomik veya teknolojik durumu, işin, işyerinin veya işletmenin gerekleri bakımından zorunluluk olmadıkça toplu olarak işçi çıkarılamaz. Toplu işçi çıkarmanın zorunlu olduğu hallerde işveren durumu taraf işçi sendikasına bildirir. İşveren ve sendika bir araya gelerek işten çıkarma esaslarını, işten çıkarılacak işçi sayısı işten çıkarma tarihi, çıkarılacak işçilerin ünitelere dağıtımını karara bağlarlar" kurallarına yer verilmiştir. Bu kuralların hemen ardından gelen fıkrada da yaptırım öngörülmüş olup, buna göre "işveren birinci fıkrada sayılan sebeplere uyulmaksızın veya ikinci fıkrada öngörülen bildiride bulunmaksızın toplu işçi çıkardığında işten çıkardığı her işçiye yasalar ve toplu iş sözleşmesinden de doğan hakları dışında aylık 7 çıplak ücret tutarında tazminat ödemeyi kabul ve taahhüt eder".
İş akdi, davalı İdarece sona erdirilen işçi, bu 111. madde uyarınca 7 aylık ücreti tutarında tazminat isteğinde bulunmuş, mahkemece de istek gibi hüküm kurulmuştur. Ne var ki, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı ile birlikte bir çok işçinin sözleşmelerinin ekonomik nedenler sonucu işyerinin kapatılmasından dolayı fesih edildiği anlaşılmaktadır. Böyle olunca, anılan maddede öngörülen yaptırımın uygulanması olanağı yoktur. Kaldı ki, 111. maddenin sondan bir önceki fıkrasında da ayrıca; "ancak, işveren tarafından öncelikle iş bu toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre veya yasaların kabul ettiği haklı bir sebebe dayanarak hizmet akdi feshedilen disiplin cezası alarak işten çıkarılan, mevsim veya kampanya işinde çalışan emeklilik ya da yaşlılık aylığına veya toptan ödemeye hak kazanan işçilere bu tazminat ödenmez" biçimindedir. Davalı İdare, yargılamanın her aşamasında olayda emeklilik veya yaşlılık aylığına davacının hak kazandığını savunmuştur. Bu savunmaya karşı davacı taraf haklı olduğunu gösterir bir iddiada da bulunmuş olmadığı gibi, anılan konuda tereddüt duyulduğu taktirde emeklilik ve yaşlılık aylığına hak kazanıp kazanmadığı da inceleme ve araştırma sonucu tespit edilebilir.
Tüm bu maddi ve hukuki olgular karşısında isteğin hüküm altına alınmış olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten (BOZULMASINA), davalı yararına takdir edilen 600.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.6.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy