(1475 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki, fazla çalışma parası, hafta tatili gündelikleriyle ücret alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 1.10.1996 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat N. Ü. M. geldi. Karşı taraf adına Avukat G. D. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan günde dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı öğretmen Bakanlar Kurulunun 25.1.1986 tarih 86/10340 sayılı kararnamesi kapsamındaki yönetim karşılığı ders niteliğinde egzersiz ücreti alacağı ile yönetim görev karşılığı ek ders ücreti alacağının hüküm altına alınmasını istemiş, davalı ise Milli Eğitim Bakanlığındaki eş görevlerde bulunan personele verilenden daha fazlasının davacıya ödendiğini bu nedenle de bu isteklerin reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştır.
Mahkemece istek gibi hüküm kurulmuştur.
Davacının davalıya ait özel okulda yönetici olduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. Bakanlar Kurulu kararnamesine göre istenilen iki kalem alacağı özel okul yöneticilerinin de istemeğe hakkı bulunup bulunmadığı hususu uyuşmazlığı oluşturmaktadır. Sorunun çözümlenebilmesi için 625 sayılı Özel Öğretim Kurumları kanununun değişik 33. maddesinin birinci fıkrasının gözönünde tutulması gerekir. Bu fıkrada "özel okullarda yöneticilik ve eğitim-öğretim hizmeti yapanlara kıdemlerine göre (emekliler hariç) dengi resmi okullara ödenen aylık ile sosyal yardım kapsamındaki ek ödeme tutarlarından az ücret verilemez" denilmektedir. Bu fıkra ile resmi okullar ile özel okullarda çalışan ve yönetici kadrosunda bulunanlar arasında bir denge oluşturulması öngörülmüştür. Yani özel okullarda çalışanların resmi okullarda çalışanlardan daha az ücretle çalıştırılması önlenmek istenmiştir.
Ayrıca belirtmek gerekirki Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda çalışan yönetici öğretmenlere çeşitli adlar altında yapılan her ödemenin mutlaka özel okullardakilere de yapılması amacı güdülmüş değildir. Bu açıklamalara göre mahkemece yapılacak iş davacının eline geçen ücret ve eklerinin toplamının ne olduğunun belirlenmesi ve aynı durumdaki resmi okul yönetici öğretmeninin
eline geçen miktar da tespit edildikten sonra karşılaştırılmasının yapılmasıdır. Şayet davacının eline geçen miktar daha az ise aradaki farkın hüküm altına alınması, aksi halde bu iki isteğin reddine karar verilmesi gerekir. Bu hususlar dikkate alınmadan hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 6.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.10.1996 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI : Davacıya yönetim görev karşılığı ek ders ücreti ve yine yönetim karşılığı ders niteliğinde eksersiz ücretinin ödenmediği dava dosyası içeriğinden anlaşılmış bulunmaktadır. Gerçekten 25.1.1986 tarihli, 86/10340 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 3. maddesinde, müdür, başmüdür muavinleri ile müdür muavinleri için fiili yaptıkları ders ücretleri yanında haftada 12 saat ek ders ücretinin verileceği kurala bağlanmıştır. Öte yandan 625 sayılı Yasanın 33. maddesi hükmüne göre, özel öğrenim kurumlarında da, dengi resmi okullarda öğretmen ve yöneticilere ödenen ücret ve ek ödemelerin, sosyal yardımların daha az düzeyde olmaması gerekir. Bilirkişi raporunda, davacıya bu ücretlerin ödenmediği, ayrıntılı bir biçimde belirlenmiştir. Açıkladığım bu gerekçe ile yerel mahkeme kararının onaylanması görüşündeyim.
KARŞI OY YAZISI : Mahkemece verilen karar usul ve yasaya Dairemizin yerleşik uygulamasına uygun olduğundan onanması düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy