(1475 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki, intibak düzeltilmesi ile fazla çalışma parası ve hafta tatili gündeliğinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi, davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.5.1996 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat O.Ç. geldi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Davacı ... Genel Müdürlüğünde çalışmakta iken, geçici olarak başbakanlıkta görevlendirilmiştir. Bu görevlendirmede tüm özlük hakları bakımından davalı idareye bağlı olacağı öngörülmüştür. Davacı açmış olduğu bu dava ile Başbakanlıkta çalıştığı dönemde fazla mesai yaptırıldığını ve hafta tatillerinde çalıştırıldığını ileri sürerek karşılığı alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir. Özlük hakları bakımından, davalı idareye tabi olup, aylık normal ücretlerini oradan alan davacının hafta tatili ve fazla mesai çalışmaları için, davalıdan istekte bulunamaz. Günlük normal çalışmaları üzerindeki fazla mesailer Başbakanlıkça yaptırılmış, hafta tatillerinde de aynı şekilde çalıştırılmış olduğuna göre bu kural dışı çalışmalardan sonra, puantaj kayıtları belge ve bilgileri düzenleyen kurumun sorumlu olması gerekir. Böyle olunca bu haklardan dolayı açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar vermek gerekir.
2. İş hukukunda işverenin düzenleyici işlemlerde bulunmasını zorlayıcı nitelikte karar verilmesi olanağı yoktur. Mahkemece davacıya verilen ihtar cezası sonucu, terfi ettirilmeme işleminin, hatalı olduğunun karar yerinde belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, terfinin yapılması ve intibakının gerçekleştirilmesi şeklinde hüküm kurularak işverenin yönetim hak ve yetkisinin kısıtlanması veya ortadan kaldırılması, iş hukukunun ilkeleri ile bağdaşmaz. O halde karar bu nedenle de bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 14.05.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy