(818 S. K. m. 49) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatıyla manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı, davalı tarafından haksız ve tek yanlı olarak iş akdine son verilmesinden dolayı üzüntü duyduğunu ileri sürerek manevi tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece istem gibi karar verilmiştir. Olayın cereyan şekline göre BK'nun 49. maddesinde öngörülen koşullar gerçekleşmiş değildir. Böyle olunca manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
3- Kıdem tazminatına oranı belirtilmeksizin mevduata uygulanan en yüksek faize karar vermekle yetinilmelidir. Oranı gösterilerek faize karar verilmiş olması keza hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacı, ihbar tazminatı alacağı için davalıyı daha önce temerrüde düşürmüş değildir. Bu durumda bu alacak için dava tarihine kadar geçen süreye ilişkin olarak faize karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy