(1475 S. K. m. 13, 14, 35) (506 S. K. m. 79)
Dava: Davacı, hizmet tespiti ile ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılardan Abdullah Nizamoğlu avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının çalıştığı işyeri işveren tarafından ihale ile davalıya intikal ettiği, ihale süresi sonunda davalının ihaleyi kazanamadığını, dava dışı üçüncü kişi tarafından ihalenin kazanıldığı, davacının çalışmasını sürekli şekilde sürdürdüğü anlaşılmaktadır, ilk kez ihaleyi kazanan davalı, davacının hizmet akdini sona erdirmemiştir. Son kez ihaleyi kazanan bir şirketin işyerini devir almış olması iş akdinin davalı tarafından feshi şeklinde yorumlanamaz. Gerçekten davacı çalışmasına ara vermeden halen de sürdürdüğüne göre fesihten söz edilemez. Olayda 1475 sayılı İş Kanununun 14/2 maddesi dikkate alınarak ihaleyi kaybetmiş olan davalı hakkında açılmış bulunan ihbar ve kıdem tazminatı, isteklerinin reddine karar vermek gerekir. Gerçekten anılan maddede her ne surette olursa olsun el değiştirmeden söz edildiğine göre gerçek anlamda bir fesih bulunmadan feshe bağlı haklara hükmetmek olanağı yoktur. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatları bu doğrultudadır. Böyle olunca davanın reddedilmek üzere kararın bozulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy