(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kıdem tazminatını içeren iş bu davayı açmış davalı, davanın reddini savunmuş, mahkeme davayı kabul etmiş bulunmaktadır.
Dosya içinde bulunan ve davacının imzasını taşıyan ve işverene hitaben yazılan 25.5.1994 tarihli dilekçede davacı istifa etmek suretiyle işinden ayrılmak istediğini bildirmiştir. Bu durumda 1475 Sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca davacının kıdem tazminatı almasına olanak yoktur. Her ne kadar dilekçede bu istifanın işverenin isteği ile verildiği ve kıdem tazminatı hakkının saklı tutulduğu belirtilmiş ise de, bu hususlar istifa olgusunu değiştiremez. Kaldı ki davacı yargılama aşamasında işverenin baskısıyla istifa dilekçesi verdiğini ileri sürmüş değildir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.1996 gününde oyçokluğuyla karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy