(1475 S. K. m. 14) (765 S. K. m. 188, 273)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, eksik ödenen 237.835.000 lira kıdem tazminatının davalı belediyeden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkeme, davayı kısmen kabul etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacı iş sözleşmesini Sosyal Sigortalar Kurumundan yaşlılık aylığı almak için feshetmiştir. Davacıya davalı yönetimde 1.2.1988- 10.3.1994 tarihleri arasında geçen altı yıl yirmi günlük hizmetinin karşılığı olmak üzere 87.165.000 lira kıdem tazminatı ödenmiştir. Ancak davacının Alanya Müze Müdürlüğünde memur olarak 22.6.1968- 22.6.1988 tarihleri arasında geçen hizmetinin karşılığı kıdem tazminatı ödenmemiştir. Gerçekten davacı, memur olarak görev yaparken, bir davada hakimi tehdit suçundan Alanya Asliye Ceza Mahkemesince Türk Ceza Kanununun 188/3'e 273. maddeleri uyarınca üç yıl altı ay hapis cezasına mahkum olmuş ve bu karar daha sonra kesinleşmiştir. Davacının memuriyetine anılan ceza mahkemesi kararına dayanılarak son verilmiştir. Bilindiği gibi, 1475 sayılı İş Kanununun 14/4. maddesine göre, T.C. Emekli Sandığı Kanunu veya yalnız Sosyal Sigortalar Kanununa tabi olarak sadece aynı ya da değişik kamu kuruluşlarında geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle Sosyal Sigortalar Kanununa göre yaşlılık veya malulluk aylığına ya da toptan ödemeye hak kazanan işçiye, bu kamu kuruluşlarında geçirdiği hizmet sürelerinin toplamı üzerinden son kamu kuruluşu işverenince kıdem tazminatı ödenir. Yine aynı maddenin beşinci fıkrasında, kamu kuruluşlarında işçinin hizmet sözleşmesinin evvelce bu maddeye göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek biçimde sona ermesi halinde geçen hizmet süreleri kıdem tazminatının hesabında gözönünde tutulamayacağı şeklinde kurala bağlanmıştır. Yukarıda açıklandığı gibi, davacının önceki hizmeti memuriyetten çıkarılmak suretiyle sona erdiğine göre memuriyette geçen sürenin kıdem tazminatında dikkate alınması mümkün değildir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması bu yöndedir. Bu durumda mahkemece davanın reddedilmesi gerekirken aksine düşüncelerle kabul edilmesi hatalı olup, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebebten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.11.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy