(1475 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı talep etmiştir.
Mahkeme davayı kabul etmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere özellikle davacı tanıklarına göre davacının 13, 14, 15.06.1995 günlerinde işe gelmediği anlaşılmış bulunmaktadır. Ne var ki davacı bu günlerde usta başından izin aldığını belirtmek sureti ile gelmediğini açıklamıştır. Burada üzerinde durulacak husus usta başının böyle bir izin vermeye yetkili olup olmamasıdır. Gerçekten üç gün üst üste gelmemeyi gerektirecek bir durumun işverene bildirilmesi ve işverenin izninin alınması sureti ile işyerinden uzaklaşılması mümkün olur. Hayatın olağan akışına göre böyle bir iznin usta başı tarafından verilmiş olması düşünülemez. O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 25.12.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy