(3417 S. K. m. 4, 6)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile tasarruf teşvik parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı 2.6.1995 tarihli dilekçesini işverene vererek özel işleri nedeniyle iş akdini feshettiğini bildirmiş ve böylece taraflar arasındaki sözleşme son bulmuştur. Davacının imzasını taşıyan dilekçe ortada iken ve aksi de ispat edilemediğine göre sözleşmenin belirtildiği şekilde sona erdiğinin kabulü zorunluluğu vardır.1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesinde kıdem tazminatına hak kazandıracak fesih türlerinde istifaya yer verilmemiştir. Bu durumda kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmelidir.
2- Tasarrufu teşvik kanunundan doğan alacak isteğine gelince;
17.3.1996 gün ve 22583 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Uyuşmazlık Mahkemesi'nin 12.2.1996 tarih ve 1996/43 sayılı kararına göre 3417 sayılı yasa uyarınca, çalışanı ile ilgili tasarruf kesintileri yapıp işveren katkıları ile banka hesabına yatırmayan belediye hakkında, tasarruf kesintileri ve nemaların ödenmesi istemi ile açılan davaların idari yargı yerinde çözümlenmesinin gerektiği karar altına alınmıştır. Uyuşmazlık mahkemesinin bu kararına göre, davanın idari yargı yerinde görülmesi gerekir. Her ne kadar Dairemizce daha önce belediye hakkında açılan bu tür davaların iş mahkemesinde bakılıp çözümlenmesi gerektiği benimsenmiş ise de uyuşmazlık mahkemesinin anılan kararı karşısında bundan böyle bu davaların iş mahkemesinde değil idari yargı yerinde görülmesi gerektiği görüşü ile içtihat değişikliği yoluna gidilmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.01.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy