(2821 S. K. m. 31)
Dava: Davacı, sendikal tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı sendikaya üye olması sebebiyle işine son verildiğini iddia ederek sendikal tazminat talebinde bulunmuş ve mahkemece de istek gibi hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı Ekim 1989 ayında ... Sendikasına üye olmuş ve sözleşmesi birkaç ay sonra davalı tarafından feshedilmiş ve davalı tanıkları da feshin sendika üyesi olmaya dayandığını açıklamışlarsa da davalı tanıklarından bir kısmı iş akdi feshedilen işçi olduğu gibi genelde tanıklar sendikaya üyelik nedeniyle fesih yoluna gidildiği şekilde soyut ve genel şekilde beyanda bulunmuşlardır. Diğer taraftan davalı işveren davacı işçinin muhasebe şefi olarak çalışırken muhasebe defterini usulüne uygun olarak tutmadığından para cezasına çarptırıldığını bu olaylar üzerine davacının işine son verildiğini savunmuştur. Bu fesih şekline göre ihbar ve kıdem tazminatlarının davacıya ödenmemesi gerekirken ödeyen yetkililer hakkında İş Kanunu`nun 98/d maddesi uyarınca yetkililer hakkında ceza davası açıldığı ancak kasıt unsuru olmaması sebebiyle o kişiler hakkında beraat kararı verildiği diğer taraftan haksız yere ödenen ihbar ve kıdem tazminatlarının tahsili için davacı işçi hakkında dava açılıp mahkemece reddedildiği ancak temyiz süresi geçirilmesi nedeniyle Yargıtay denetiminden geçirilemediği görülmektedir.
Tüm bu olayların gelişme seyrine ve dosya içeriğine davacının hizmet sözleşme feshinin sendikal nedene dayanmadığının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekir. Hatalı değerlendirme ile kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 29.1.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy