(1475 S. K. m. 13,14,17,18)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, fazla çalışma ve yıllık ücretli izin parası, genel tatil gündeliği ile ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı davalıya ait işyerinde kargo işçisi olarak çalışmakta iken işyerine ait kargo ücretini işverene teslim etmeyip üzerinde tutması ve böylece doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunması sonucu hizmet sözleşmesi feshedilmiştir.
Davacı feshin haksız olduğunu ileri sürerek feshe bağlı tazminatlar istemiş, mahkemece olayın öğrenilmesinden itibaren 6 iş günlük sürenin geçirilmesinden sonra fesih yoluna gidilmesi gerekçesiyle tazminatlar hüküm altına alınmıştır.
Ancak belirtmek gerekir ki mahkemenin kararı hatalıdır. Gerçekten mahkeme 6 iş günlük sürenin geçirilmesi olgusunu kabul ederken 1994 yılının Nisan-Haziran aylarındaki davranışlarını dikkate almıştır. Oysa dosyada bulunan 29.6.1994 tarihli ve davacı tarafından da imzalı yazı içeriğine göre feshe neden olan olay bu son tarihte öğrenilmiş ve hemen ertesi günü hizmet akdi davalı işverence feshedilmiştir. Öte yandan dava dilekçesinde feshin 28.7.1994 tarihinde yapıldığı iddia edilmekte ise de, bu iddia soyut bir beyan niteliğinde kalmaktadır. Davacı 1994 Temmuz ayı ücretini de istemiş olmadığına göre, feshin aynı yılın Haziran ayında gerçekleştiği sonucuna varılmalıdır. Tüm dosya içeriğine ve işyeri belgelerine göre hizmet sözleşmesinin 30.6.1994 tarihinde 6 iş günlük süre içinde gerçekleştirildiği sonucuna varılmalıdır.
Ayrıca tanık anlatımları davacının imzasını taşıyan 29.6.1994 tarihli yazı ve tüm dosya içeriğinden davacının kargo ücretini üzerinde taşıdığı gibi bunu bir itiyat haline getirdiği de anlaşılabilmektedir. Savunma böylece tanık anlatımlarıyla ispatlanmış ve davacı işçinin doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunduğu açık ve net biçimde ortaya çıkmıştır. Böyle olunca feshin haklı nedene dayandığı kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.3.1997 tarihinde, oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy