(1475 S. K. m. 13, 14) (506 S. K. m. 60)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin parasının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının 1.7.1986 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığı 18.10.1991 tarihinde SSK. nın verdiği yaşlılık aylığı başvuru dilekçesinde 1.10.1991 günü işyerinden ayrıldığını bildirerek yaşlılık aylığı bağlanmasını istediği ve kurumca yaşlılık aylığı bağlandığı l.10.1991 tarihinden sonra SSK yaşlılık primi ödenmediği 1.10.199l günü hizmet akdi emeklilik nedeni ile davacı tarafından sona erdirildiğinden kendisine 9.412.000TL kıdem tazminatı ödendiği, bilahare davacının yeni bir hizmet akdi ile işyerinde çalışmalarını sürdürdüğü bu akdinde 16.3.1994 günü işveren tarafından haklı bir neden bulunmadığı halde sona erdirildiği ve davacıya son çalışma dönemi için ihbar ve kıdem tazminatı ödenmediği, davacının isteği doğrultusunda mahkemece tüm çalışma süresi nazara alınarak ve son ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatından emeklilik sırasında ödenen miktar faizleriyle düşülerek bakiyenin kıdem tazminatı olarak hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.
506 Sayılı Yasanın 60/H maddesi gereğince işyerinden ayrılmadan yaşlılık aylığı bağlanamaz. Bu nedenledir ki davacı 1.10.199l tarihinde işyerinden emeklilik sebebiyle ayrılmış ve durum 18.10.199l de SSK ya bildirerek yaşlılık aylığı bağlanmasını temin etmiştir. Bu durumda hizmet akdinin emeklilik nedeniyle 1.10.1991 günü sona erdiğinin kabulü ve bu tarihteki ücret üzerinden kıdem tazminatı ödenmesi gerekir. İşverenin 1.10.1991 tarihinden önceki hizmetler için ödediği miktarın az ve Bölge çalışma Müfettişinin tespitinin doğru olduğu tespit edilirse bu süre için bakiye kıdem tazminatına hükmolunmalıdır.
Emeklilikten sonraki çalışma süresi için ise davacının kıdem tazminatına hak kazandığı anlaşıldığından 16.3.1994 tarihindeki ücret nazara alınarak kıdem tazminatı belirlenmeli ve istekte göz önünde bulundurularak hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece yukarıdaki esaslara uyulmadan yapılan hesaplamaya itibar edilerek kıdem tazminatı talebinin kabul edilmesi bozma nedenidir.
2- İhbar tazminatı hesabında emeklilik sebebiyle akdin sona erdiği tarihten önceki dönemin nazara alınması mümkün değildir. Zira bu tarihten sonraki çalışmalar yeniden kurulan hizmet akdine dayalıdır. Mahkemece son hizmet akdi süresi nazara alınarak ihbar tazminatı hesaplanarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması hatalı olup bu sebeple de karar bozulmalıdır.
3- Davacının çalışma süresine ve 1475 sayılı Yasanın 49/l-b maddesine göre bir yıllık ücretli izin alacağı 18 gündür. Buna rağmen mahkemenin yıllık 24 gün üzerinden yapılan hesaplamaya itibar edilerek fazla yıllık izin ücretine hükmedilmesi de bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.03.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy