(1475 S. K. m. 14) (818 S. K. m. 113) (4857 S. K. m. 6)
Dava: Davacı, kıdem tazminatı faiz alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacının temyizine gelince;
Davacı bir kısım alacakları ile kıdem tazminatının geç ödenmesi nedeniyle geçmiş günler faizi talep etmiştir. Mahkeme ücret ve toplu iş sözleşmesi farkından doğan alacağın kısmen tahsiline karar verildikten sonra fazla talebin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur. Bununla hangi taleplerin reddedildiği bir başka anlatımla kıdem tazminatı faizinin de reddedilmiş olmadığı açık ve kesin olarak anlaşılamamaktadır. Çünkü karar geçersizdir. Oysa davalının kıdem tazminatını yapmış olduğu bir ödeme planı dahilinde ödeyeceği ve geç ödenmesi halinde cezai şart ve faizle de yükümlü olacağını bildirmiştir. Bu durumda kıdem tazminatının tamamının ödenmesinden önce faiz talep hakkını davacının saklı tutmuş olması gerekmez. Çünkü Borçlar Kanunu 113/2 maddesi bu konuda açıktır. Bu hususlar irdelenmeksizin gerekçe dahi gösterilmeden hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.06.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy