(1475 S. K. m. 1)
Davacı ücret farkı, fazla mesai farkı, yıllık ücretli izin ve ikramiye alacağı ile sosyal hak alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, aslında davalı kurumun işçisi olduğu halde, kendisinin ihale ile iş alan müteahhidini işçisi imiş gibi gösterildiğini, dayanışma aidatı ödemek suretiyle işyerinde uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılmadığını ileri sürerek fark alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı ise, davacının ihale ile iş alan müteahhidin işçisi olduğunu bu itibarla kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, husumet nedeniyle davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece savunmanın doğruluğu araştırılmadan hüküm kurulmuştur.
Öncelikle, davalı kurumdan davacının çalıştığı işin ihale ile müteahhide verilip verilmediği, üzerinde durularak savunulduğu gibi varsa ihale dosyasının ve davacının müteahhit veya müteahhitlerle yapmış olduğu ferdi hizmet sözleşmelerinin ve bunlara karşı davacının mukabil delillerinin toplanıp araştırma ve inceleme yapılarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy