(2822 S. K. m. 3, 9) (1475 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, ihbar tazminatı, ikramiye ve ücret alacağı ile temettü alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı ... A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacının, davalılardan taşeron Ş.K.'nin işçisi olduğu, diğer davalı ... A.Ş.'nin asıl işveren konumunda bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur. İhtilaf asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden, sendika üyesi ve taşeron işçisi bulunan davacının yararlanmasının mümkün olup olmadığı konusundadır.
Davacı anılan toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiğini iddia ederek ihbar tazminatı, ücret farkı, ikramiye ve temettü alacak isteğinde bulunmuş, mahkeme de isteği haklı bulmuş ve toplu iş sözleşmesine göre düzenlenen ek rapordaki hesaplamaya itibar ederek hüküm kurmuştur.
1475 sayılı İş Kanunu'nun 1/son maddesi hükmüne göre asıl işveren olan davalı ... A.Ş.'nin, diğer davalı taşeronun işçisi olan davacıya karşı sorumluluğu, taşeronun davacıya karşı kanundan ve hizmet aktinden doğan yüklemeleri ile sınırlıdır. Asıl işverenle arasında hizmet akti bulunmayan ve taşeron işçisi olan davacının açıklanan nedenlerle asıl işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması mümkün değildir. Bu sebeple davacının anılan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılarak ücret farkı, ikramiye ve temettü isteklerinin kabulü doğru değildir.
Davacının, hizmet aktinin işveren tarafından haklı nedenlerle sona erdirildiği kanıtlanamadığından ihbar tazminatı isteğinin kabul edilmesi doğru ise de; ihbar tazminatının davacının yararlanması mümkün olmayan toplu iş sözleşmesine göre hesaplanması da hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 28.03.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy