(1475 S. K. m. 13, 14)
Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma ve izin ücretiyle, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dosyadaki bilgi ve belgelere ve özellikle 27.06.1992 tarihinde işyerinde düzenlenmiş bulunan tutanak içeriğine ve bu tutanak altında imzası olup da davalı tanığı olarak bilinen kişilerin somut ve ayrıntılı ifadelerine göre davacının sıvacı ustası olarak işyerinde çalışmakta olduğu 15.06.1992 günü işyerini hiçbir neden olmadığı halde terk ettiği ve daha sonra da işyerine gelerek bir başka yerde iş bulduğu açık ve seçik bir biçimde anlaşılamamaktadır. Dinlenen davacı tanıkları konu hakkında bilgi sahibi olmadıkları sadece davalı tarafının hizmet akdini feshettiğini bildirmekle yetindikleri görülmektedir. Bu delil durumu karşısında davacının işyerini terk etmek suretiyle aradaki ilişkiyi kendisinin bozduğu sonucuna varılmalıdır. O halde ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddedilmesi gerekir. Buna rağmen kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
3- Hüküm altına alınan işçilik hakları için davalı taraf daha önce temerrüde düşürülmediği için dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi gerektiği halde fesih tarihinden yürütülmüş olması da ayrı bir bozma nedeni sayılmıştır.
Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy