(1475 S. K. m. 14)
Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi. Gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalıya ait işyerinde kasa muhasebe ve büro işlerinde çalışmakta iken sigorta bildirgelerinin Sosyal Sigortalar Kurumu'na geç verilmesi nedeniyle davalı işverenin bu yüzden para cezasına çarptırılması üzerine yine burada hasta çıkış hesapları ile görevli bir başka işçinin işlerini değiştirildiği bir başka anlatımla bu işlerden her birinin diğerinin işine verildiği bunun sonucunda davacı işçinin iş akdini feshettiği anlaşılmaktadır. Davacı açmış olduğu bu dava ile kıdem tazminatı isteğinde bulunmuş mahkemece de istek gibi hüküm kurulmuştur.
Anlatılan olay gözönünde tutulduğunda davacının iş şartlarında herhangi bir ağırlaştırmanın ya da başkalaşmanın varlığından söz etmek olanağı bulunmadığı gibi davalının bu davranışının onur kırıcı olduğunun kabulü de söz konusu değildir. Ücrette de bir eksilme olduğu iddia edilmemiştir. Yine büro işi ile uğraşma söz konusudur. Böyle olunca feshin haklı olduğu sonucuna varılamaz. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü isabetsizdir.
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 16.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy