(1475 S. K. m. 1)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptaliyle icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı TRT Kurumu davalı adına ve davalı hissesi olarak Sosyal Sigortalar Kurumuna yatırılan prim miktarının geri ödenmesini istemiş ve mahkemece istek aynen kabul edilerek takibe yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına karar verildiği gibi, icra inkar tazminatına da hükmolunmuştur.
Ancak davalı savunmalarında, davacı kuruma karşı açtığı ve halen devam etmekte olan ve Ankara 9. İş Mahkemesinin 1994/2487 esasında kayıtlı bir dava bulunduğunu ve bu dava sonucuna göre kendisiyle kurum arasındaki ilişkisinin hizmet aktinden mi yoksa istisna aktinden mi doğduğunun açıklığa kavuşacağını ve bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Gerçekten davacı, kurum tarafından verilen dava dilekçesinde, davalının istisna akdiyle çalıştığı ileri sürülmesine karşılık ödenen primlerin davalı payına düşen bölümü geri istenmektedir.
İstisna akdiyle çalışan kişinin Sosyal Sigortalar Kurumuyla irtibatlandırılması mümkün olamayacağından ve dolayısıyla bu kişi adına prim yatırılması da söz konusu olamayacağı gözönünde tutularak, öncelikle görülmekte olan ve davalının hukuki statüsünü belirleyecek olan Ankara 9. İş Mahkemesinin 1994/2487 sayılı dosyanın sonucunu beklemek ve bu sonuca göre değerlendirme yapmak gerekirken, eksik inceleme ile isteğin kabulüne karar verilmesi hatalı olup hükmün bozulmasını gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 10.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy