(1475 S. K. m. 17)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar ve kıdem tazminatıyla ikramiye alacağının ödetilmesi, davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 24.9.1996 salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat H.Ç. ile karşı taraf adına Avukat İ.S. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Çöp Kamyonu şoförü olarak davacıya ait işyerinde, çalışmakta olan davacının işyerinden işverene ait çikolata kutularını kamyonuna koyup götürmesi nedeniyle hizmet aktinin bozulduğunun savunulduğu halde mahkemece ceza mahkemesinin hırsızlık suçunun sabit olmadığından sanığın müsnet suçtan beraatine... dair kararına dayanılarak ihbar ve kıdem tazminatları hüküm altına alınmıştır.
Dinlenen her iki taraf tanıkları işyerine ait çikolata kutularını davacının özel arabasına konduğunu bildirmişler, bunlardan bir kısmı çikolataların bozukluğundan söz etmiş iseler de kutuların yerleştirildiği olgusu üzerinde birleşmişlerdir. Maddenin bozuk dahi olsa işverenin izni olmadan işyeri dışına çıkarılması doğruluk ve bağlılık kuralı ile bağdaşmaz. Ceza mahkemesinin beraate ilişkin kararında, arabada kutuların bulunması olgusu yer almamıştır. Olayın hırsızlık olarak nitelendirilemeyeceği bu nedenle, hırsızlık suçunun oluşmadığı vurgulanarak sonuca gidilmiştir. Her iki karar kapsamına giren maddi hukuki olguların özdeşliğinden söz edilemez. Böyle olunca beraat kararına dayanılarak ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin hüküm altına alınmış olması doğru değildir. İhbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, 24.09.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy