(818 S. K. m. 61, 103, 104)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Davacı idare hataen ödenmesi gereken miktardan daha fazla ödeme yaptığını ileri sürerek, bu fazla ödemenin geri alınması amacıyla icra takibi yoluna başvurmuş böylece birikmiş faiziyle birlikte fazla ödemenin geri iadesini istemiştir. Davalı işçinin itirazı üzerine takip durmuş ve bunun sonucu olarak da davacı itirazın iptali ve icranın devamını ve icra inkar tazminatı ile birlikte karar verilmesi için bu davayı açmıştır. Mahkemece, istek kısmen kabul edilerek sadece asıl alacak yönünden davanın kabulüne ancak, icra inkar tazminatının reddine karar verilmiştir.
İstikrar kazanmış Yargıtay uygulamasına göre haksız iktisap halinde faiz başlangıç tarihinin zenginleşmenin oluştuğu, tarih olarak kabulü gerekir. Bunun için ayrıca karşı tarafa ihtarname verilmesi zorunluluğu yoktur. Böyle olunca asıl alacak ve geçmiş günler faizi ile birlikte itirazın iptaline ve icranın devamının karar vermek gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda belirtilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.1996 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy