(818 S. K. m. 67, 313) (1475 S. K. m. 1, 26) (4857 S. K. m. 2, 32)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı tanıklarının açık anlatımlarından ve dosya içeriğinden davacının davalıya ait işyerinde hastaya randevu vermek, hastaları muayeneye hazırlamak, temizlik gibi doktor muayenehanesinde yapılması gereken işleri yaptığı, bu işlerin davalıya bağımlı olarak yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu çalışma şekline göre taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olduğunun kabulü gerekir. Davacının işyerine muayene için gelen hastaların tansiyonlarını ölçtüğünde ve enjeksiyon yaptığında hastalardan ücret alması sonuca etkili değildir. Zira ücretin mutlaka işveren tarafından ödenmesi zorunluluğu yoktur. Ücretin üçüncü şahıslar tarafından ödenmesi hizmet akdinin varlığına engel değildir. Öte yandan davacının davalı işyerinde hizmet akdi ile çalıştığı Mardin İş Mahkemesi'nin 20.11.1996 gün ve 1995/275 esas ve 1996/429 karar sayılı ilam ile de kabul edildiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenler ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.6.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy