(2821 S. K. m. 11)
Dava: H. A. ve 16 arkadaşı adına Avukat E. E. ile T. Sendikası adına Avukat S. Y. aralarındaki dava hakkında Ankara 1. İş Mahkemesinden verilen 8.4.1997 günlü ve 635/791 sayılı hüküm davalı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Sendika üyesi davacı işçiler tarafından açılan davalı sendikanın Balıkesir Şubesinin kapatılması işlemine ilişkin yönetim kurulu kararının iptali istemini içeren davanın yargılaması sonucunda mahkeme 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 11. maddesine aykırı olarak şubenin kapatılması nedeniyle davayı kabul etmiştir.
2821 sayılı Kanunun "Genel Kurulların görevleri başlıklı 11. maddesi 8. bendinde "Şube açma ve bu konuda yönetim kuruluna yetki verme şubeleri birleştirme veya kapatma" konularında Genel Kurulun yetkili olduğu hükme bağlanmıştır. Bu kurala göre Genel Kurul dışında hiçbir organ şubeyi kapatma yetkisine sahip değildir. Davalı sendikanın 15-17.9.1995 tarihli Genel Kurul tutanağında "her bir takvim yılı içerisinde gelirin giderini karşılayamaz durumuna düştüğü Genel Yönetim Kurulunca belirlendiği takdirde... Balıkesir ... Şubeleri, Başkanlar kurulundan alınacak tavsiye kararı doğrultusunda.... kapatılmasına..." karar verildiği görülmektedir. Bu karara göre Balıkesir Şubesinin geliri giderini karşılayamadığı takdirde kapatılması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kapatma kararı konusunda Genel Kurul kararının bulunmadığı yolundaki mahkeme kararı doğru değildir. Genel Kurul sadece kapatma ile ilgili yürütme işlemlerini Yönetim Kuruluna bırakmıştır ki bu durum yetki devri anlamına gelmez. Ne var ki dava dilekçesinde Yönetim Kurulunun değerlendirmesi hata olduğu, gelirlerin giderleri karşılayamaz duruma düşmediği rakamlar verilmek suretiyle ileri sürülmüştür. Bu konu üzerinde mahkemece durulup içerisinde muhasebe işlerinden anlayan bir uzmanın da bulunduğu üç kişilik bilirkişi kurulu vasıtasıyla Balıkesir Şubesi'nin defter ve kayıtları üzerinde inceleme ve araştırma yaptırılarak bunun sonucunda gelir gider arasında olumsuz bir farkın bulunup bulunmadığı belirlenmeli şayet böyle olumsuz bir fark varsa kapatma işleminin doğru olduğu aksi halde doğru olmadığı kabul edilerek hüküm kurulmalıdır.
Yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.06.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy