(1475 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar ve kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda: ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 4.11.1997 günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına kimse gelmedi. Karşı taraf adına Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Hizmet Sözleşmesinin eki niteliğindeki Personel Yönetmeliğinin 94. maddesinde feshe konu olayın intikali üzerine Disiplin kurulunca 20 gün içinde karar verileceği kuralına yer verildikten sonra, karar tarihinden itibaren 7 gün içinde işin feshe yetkili makam niteliğindeki, idari meclisine intikal ettirileceği öngörülmüştür.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre 26.10.1994 tarihli müfettiş raporu üzerine, Disiplin Kurulu 2.11.1994 tarihinde kararını vermiş. 7 günlük süre geçtikten sonra idare meclisine iş 6.3.1995 tarihinde intikal ettirilerek anılan meclis konuyla ilgili görüşme sonucunda 6.3.1995 gününde davacının sözleşmenin feshini uygun bulmuştur.
Yerel mahkemece söz konusu 7 günlük sürenin geçirilmesi sonucu feshin haksız nitelik kazandığı gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı istekleri hüküm altına alınmıştır.
Türk Pozitif Hukukunda, Anayasa ve yasalarımızda işlerin sürüncemede bırakılmaması amacıyla bu tür hükümlere yer verildiği bilinen bir gerçektir. Ne var ki bu nitelikteki hükümler talimat niteliğinde olup, bağlayıcı özelliği yoktur. Personel Yönetmeliğinin 94. maddesi de bu nitelikte bağlayıcı olmayan hükümlerdendir.
Burada dikkat edilmesi gereken kural, 1475 sayılı İş Kanununun 18. maddesinde öngörülen 6 iş günlük ve 1 yıllık hak düşürücü sürelerin geçirilip geçirilmediği sorunudur. Mahkemece bu sorun üzerinde öncelikle durularak hak düşürücü sürenin geçirilmediği sonucuna varıldığı takdirde, işi esasının incelenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan verilere göre 6 iş günlük süre olayda geçirilmiş değildir. Bir yıllık süre bakımından da bir çok olay söz konusu olduğu için, durumun açıklığa kavuşturulması gereksinimi duyulmaktadır.
O halde karar inceleme ve araştırma yapılmak ve değerlendirmeye de tabi tutulmak suretiyle bir karar verilmek üzere bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy