(2821 S. K. m. 13, 63) (2908 S. K. m. 21, 51)
Dava: 1-M. K. 2-İ. S. 3-B. Ö. 4-Y. G. 5-N. S. adlarına Avukat E. M. ile P. İşverenler Sendikası adına Avukat A. R. Ö. aralarındaki dava hakkında Ankara 4. İş Mahkemesinden verilen 17.6.1997 günlü ve 1678/419 sayılı hüküm davacılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı taraf, davalı P. İşverenler Sendikasının Ankara Şubesinin 10.5.1996 tarihinde toplanan 9. Olağan Genel Kurulun yeterli çoğunluk sağlanamadığından, 25.5.1996 tarihine ertelendiği ikinci toplantıda da yeterli sayı bulunamadığından, Genel Kurulun gerçekleşmediğini ve bu durumda şubenin münfesih olduğunu kabul eden Genel Merkezce bir müteşebbis heyet atandığı bu kurulun da eski üyeleri bir yana bırakarak kaydettiği yeni üyelerle Genel Kurulun yapılması ve şube organlarının seçilmesinin Dernekler Kanunu'nun 51. maddesine aykırılık teşkil edeceğinden 15.9.1996 günü yapılan Ankara Şubesi Genel Kurulunun bütün sonuçlarıyla iptali isteğinde bulunmuştur.
Davalı sendika, yapılan her iki toplantının ayrı ayrı Genel Kurul toplantısı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Sendikalar Kanunu'nun 13. maddesinde belirtilen yeter sayının bulunmaması nedeniyle üst üste iki olağan genel kurul toplantısının yapılamamasının sendikalar için kendiliğinden bir dağılma sonucunu doğurduğundan söz edilerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece savunmadaki hukuki düşünceler gerekçe yapılarak dava red edilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davalı sendika şubesinin üye yeter sayısı bulunmayan iki olağan genel kurul toplantısının ayrı ayrı iki genel kurul mu, yoksa tek bir genel kurul mu kabul edileceği konusunda toplanmaktadır.
Sendika ana tüzüğünde, üst üste iki olağan genel kurulun toplanamaması halinde ne olacağı düzenlenmiş değildir. Sendika ana tüzüğünün 53. maddesi Genel Kurul toplantısını yapmayan şubeler için düzenlemede bulunmuştur. Somut olayda çağrıda bulunulduğu halde üst üste iki toplantıdan oluşan tek genel kurul toplantısı yapılamamıştır. Bu nedenle tüzüğün anılan maddesinin davada uygulanma yeri bulunmamaktadır.
Sendikalar Yasasının 13. maddesinde belirtilen yeter sayının bulunamaması nedeniyle sonucun ne olacağı hakkında gerek anılan maddede gerekse diğer maddelerde herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak Sendikalar Yasasının 63. maddesinde "işçi ve işveren sendikaları ve konfederasyonları hakkında, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Medeni Kanun ve Dernekler Kanununun bu Kanuna aykırı olmayan hükümleri uygulanır" ifadesinden hareketle Dernekler Kanununun 51. ve 21. maddeleri yoluyla bir sonuca varılabilir.
Dernekler Kanununun 21. maddesi genel kurula çağrı usulünü düzenlemektedir. Buna göre ilk toplantıda çoğunluk sağlanamaması halinde ikinci toplantı yapılacağı ve genel kurul toplantısının bir defadan fazla geri bırakılamayacağı ifade edilmektedir. O halde anılan madde her iki toplantıyı tek bir genel kurul olarak kabul etmektedir. Dernekler Yasasının 51. maddesi ise üst üste iki olağan genel kuruldan söz etmektedir ki somut olayda tek bir Genel Kurul bünyesinde iki yapılamayan toplantı vardır bu durumda sendikanın Ankara Şubesi münfesih sayılamaz.
Mahkemece emsal alınan dosyada ilk genel kurul 17.5.1992'de ikincisi ise iki ayrı toplantı olarak 8.5.1994 ve 15.5.1994 tarihlerinde yapılmak istenmiştir ki bu karar somut olayımızdan farklı niteliğe sahiptir.
Oluşan hukuki durum karşısında mahkemece davanın esasına girilerek istekler hakkında inceleme yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alının temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 9.7.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy