(2822 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 409)
Dava: G. Sendikası adına Avukat M. T. E. ile 1.Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat E. H. 2.T. Sendikası adına Avukat H. Ö. 3.Ö. Sendikası aralarındaki dava hakkında Ankara 6. İş Mahkemesinden verilen 24.3.1997 günlü ve 134-287 sayılı hüküm davacı avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1997 Ocak istatistiğine itiraz edilmesi üzerine mahkemece yapılan ilk oturumda davacı mahkemeye gelmemiş, karşı tarafı oluşturan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sendika vekilleri davayı takip etmeyeceklerini bildirmişlerdir. Mahkemece 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 12/son maddesindeki yayımından itibaren 15 gün içinde itiraz edilmeyen istatistikler kesinleşir" kuralı uyarınca 15 günlük süre dikkate alınmak sureti ile muteriz sendikanın itiraz etmemiş sayılacağından davanın reddine karar verilmiştir. Konu kamu düzeni ile de ilgili olsa yasada hakimin kendiliğinden işi inceleyip sonuçlandırılması şeklinde bir kural öngörülmediği için itiraz davasının anılan şekilde ret ile sonuçlandırılması hatalıdır. Bu durumda mahkemece yapılması gerekli İş Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesinde öngörülen prosedürün uygulanması ile yetinmekten ibaret olması lazımdır. Bir başka anlatım ile dava yenileninceye kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi zorunludur. O halde karar bu yönden bozulmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.07.1997 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Mahkemece davanın davacı tarafça takip edilmemesi nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Dava, Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Yasasının 12. maddesi son fıkrasına göre açılmıştır. Yasanın bu maddesinde taraflarca yapılan itirazın 15 gün içinde sonuçlandırılacağı öngörülmektedir. Bu sonuçlandırma kanunun esasının çözüme kavuşturulması şeklinde olacaktır.
Mahkeme kararında da vurgulandığı şekilde iş kolu istatistiğine ilişkin yasal düzenleme kamu düzenine ilişkindir. Bu şekilde bir düzenleme karşısında mahkemenin re'sen işin esasına girip, Bakanlık kayıtlarına getirterek yaptıracağı bilirkişi incelemesi sonucunda işin esasını çözüme kavuşturması gerekirdi. Ayrıca, Temmuz 1994, Ocak 1995, Temmuz 1995, Ocak 1996, Temmuz 1996 dönemlerine ilişkin davalar derdest ve itirazlar devam ederken Ocak 1997 istatistiğinin kesinleşmesine neden olacak şekilde itirazın incelenmeksizin red edilmesi ve davaların sonucunun beklenmemesi yerinde değildir.
Çoğunluk kararıyla, davanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği öngörülmektedir.
Yukarıda da belirttiğimiz şekilde kamu düzeni ile ilgili bir dava işlemden kaldırılamaz. Böyle bir tavır içine girildiği takdirde Toplu İş Sözleşmesi düzeni içinden çıkılamayacak şekle sokulur ve gecikmelere neden olunur. Yasa koyucu bu mahzurları gidermek amacıyla emredici hükümler getirmiş olup, itirazların mahkemece sonuçlandırılacağını kabul etmiştir. HUMK'nun 409. maddesinde düzenlenen işlemden kaldırma durumu bir davanın kendiliğinden sonuca ulaşması olup, mahkemenin yaptığı iş kayıt kapatmaktır.
İtiraz davasında ise mahkemece inceleme yapılıp bu incelemeye göre sonuca gidilecektir.
Yasanın ilgili maddesinde yer alan "mahkemece verilen karar" sözcüğü bir inceleme sonucu verilen kararı işaret etmektedir. Yasa koyucu 15 gün içinde itirazın sonuçlandırılmasını kabul etmiştir. Davanın işlemden kaldırılması durumunda hiç yenileme yapılmaması halinde bile en erken 3 ay sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verilecektir ki bu durum yasa tarafından öngörülmemiş ve düzenlenmemiştir.
Bu nedenle çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum. Mahkemece işin esasına girilip değerlendirmeler yapıldıktan sonra bir karar verilip sorunun kesin çözüme kavuşturulması gerektiği düşüncesindeyim.
KARŞI OY YAZISI
2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununda Toplu İş Sözleşmesinin en kısa sürede yapılması için bilgisayar destekli bir yetki prosedürü düzenlenmiştir. Yasa koyucu işkoluna göre sendikalaşma, işletme ve işyeri düzeyinde Toplu İş Sözleşmesi esasını benimsemiş bulunmaktadır.
İşletme veya işyerinde yetkili sendikanın belirlenmesinde işkolunda çalışan işçilerin en az yüzde onunu temsil eden işçi sendikalarının yarıdan fazla çoğunluğu o işletme veya işyerinde üye kaydetmiş olması koşulu aranmaktadır. Bu amaçla tüm işyerlerinde yetkili sendikanın belirlenmesi yılda Ocak ve Temmuz aylarında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca yapılan işkolu istatistiklerinin kesinleşmesine bağlı kılınmıştır. Yasa koyucu bu amaçla 2822 sayılı yasanın 12/4. maddesinde Resmi Gazetede yayımlanan istatistiğin 15 gün içinde itiraza uğrayabileceğine ve gerçeğe uygun olmadığı gerekçesiyle bu istatistiklere yapılan itirazın Ankara İş Mahkemesince 15 gün içerisinde karara bağlanacağını, temyiz halinde de Yargıtay'ca 15 günlük bir süreye bağlı kalınarak bu hususun kesin bir karara bağlanacağı kuralını öngörmüştür.
Bu dava klasik dava olmayıp itiraz şeklinde özel prosedürün işlemesine bağlı bir yasal hukuk yoludur. Toplu İş Sözleşmesi yetki prosedürünün en kısa sürede sonuçlandırılması için mahkemece de kabul edildiği üzere dosyanın takip edilmemesi sebebiyle işlemden kaldırılması sözkonusu edilemez. Aksinin kabulü ile Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 1409/son maddesi uyarınca işlem yapılması durumunda kötü niyetle, işkolu istatistiğine itiraz edenlerin yasa koyucu tarafından direktif olarak öngörülse de 15 günlük süreyi oldukça fazla bir süre uzatabileceğinden bu hal Medeni Kanunun 2. maddesine göre yasaca korunamaz.
Bu durumda itirazın mahkeme tarafından 2822 sayılı kanunun 12. maddesinde belirtilen sürelere imkan nisbetinde uyularak re'sen incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bu gerekçe ile bozulması yerine çoğunluğun değişik gerekçesine katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy