(818 S. K. m. 161)
Dava: Davacı, 10 günlük ücretinin bedeli ilave tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. İşyerinde uygulanmakta olan 1.2.1992-31.12.1994 yürürlük tarihli TİS.nin 17. maddesinde "...iş yokluğu nedeniyle işten çıkarılacak işçiler hakkında işveren, sendika ile mutabık kalacaktır. Bu şekilde mutabık kalmadan işverence çıkarılan işçilere kanuni kıdem tazminatından ayrı olarak her yıl için 10 günlük ücretleri bedeli ilave tazminat verilecektir..." kuralı öngörülmüş olup, davacı işçi bu kural uyarınca ilave tazminat isteğiyle iş bu davayı açmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davalı işveren bu kural gereğini yerine getirmeden davacı işçi ile birlikte bir kısım işçilerin de sözleşmelerini feshederek ihbar ve kıdem tazminatlarını ödemiştir. Anılan TİS kuralı davalı işverenin meşru ve makul nedenlerin bulunması halinde fesih hakkını ortadan kaldıracak nitelikte bir hüküm olarak nitelendirilemez. Ancak, sözleşmede belirtilen fesih nedeni gerçekleştiği takdirde sendika bilgilendirilmek suretiyle feshin zamanı çıkarılacak işçilerin sayısı ve nitelikleri dikkate alınarak bir taraftan makul ve adil biçimde fesih yoluna gidilmesi, diğer taraftan da işçilerin mümkün mertebe işsiz kalmalarının önlenmesi amacı güdülmüştür. Böyle olunca sözkonusu hükmün cezai şart olarak nitelendirilmesi doğru olur. Mahkemece bu konuda yeterince inceleme irdeleme yapılmamıştır. Fakat ortaya çıkan bu durum karşısında Borçlar Kanununun 161/son maddesinin kapsamı içerisinde değerlendirme yapılarak fahiş görüldüğü takdirde bu cezai şartın indirilmesi düşünülmelidir.
3. Hüküm altına alınan miktar için fesih tarihinden faiz yürütülmesi hatalıdır. Davacı işçi davalıyı daha önce temerrüde düşürmediği takdirde faiz başlangıcı olarak dava tarihi esas alınmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy