(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminat alacağının ödetilmesine davalı ve karşı davacı ise ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemişlerdir. Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı ise reddetmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı ve karşı davalının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davalı ve karşı davacının temyizine gelince;
Dosya içinde bulunan 4.8.1995 tarihli dilekçede davacı işçinin istifa ederek işten ayrıldığı açıklanmış olup, kendisi tarafından da imzalanmıştır. Davacı bu dilekçeyi baskı ile düzenleyip imza etmek zorunda kaldığını bildirmiş ise de, kendisinin eski bir bankacı olduğu anlaşılmaktadır. Bunun baskı ile verildiği de usulunce ispat edilmiş değildir. Dosya içeriğine göre davacının ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmelidir.
Öte yandan hizmet sözleşmesi davacı işçi tarafından feshedildiğine ve haklı bir sebepte bulunmadığına göre, davalı ve mukabil davacı işverenin çalışma süresine göre ihbar tazminatı hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır.
Yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.11.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy